Sultansazlığı Foto Safari (Fotoğraf: Selma Ötegen)
 
 
 
 
   
  KAYSERİ  
   
 
Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi
Hanlar, hamamlar, kaleler, kervansaraylar, kümbetler ve köprüler ile Kayseri`nin tarihi mirası
Kayseri`nin kalbinde: Ulu Cami
Anadolu`dan ilk mektuplar: Kayseri Arkeoloji Müzesi
Mantıdan pastırmaya Kayseri mutfağı
 
  LİNKLER  
 
Cebit 2013 Hannover Tur Programları
Domotex 2013 Hannover Tur Programları
EMO 2013 Hannover Tur Programları
DURU ELEKTRİK & MÜHENDİSLİK
KEŞAN HAZIR BETON
MAKİNA ODASI
Baskılı T-shirt Modelleri
 
  Erciyes`in oluşumu  
Günümüzde Erciyes, sönmüş bir genç volkan dağı olarak, 3916 m yüksekliği, heybetli görünüşü, 1100 kilometrekareyi geçen alanı, çevresine canlılık veren varlığı ile bölgenin bir tabiat zenginliğidir.
Erciyes`in oluşumu
Erciyes volkanik alanındaki püskürmeler genel olarak üç ana evre halinde ele alınır. Volkanik patlamalar günümüzden 30 milyon yıl önce, III. Jeolojik Zamanın ikinci yansından itibaren (Miosen) başlamıştır. Çeşitli dönemlerde etkinlik gösteren, lav ve tüf püskürten eski bir yanardağdır. Erciyes Dağı türlü yaştaki volkanlardan oluşmuş bir küme volkan olarak nitelendirilmektedir.

Toros orojenez kuşağı ile İç Anadolu masifleri arasındaki alanda, püskürmelerle ortaya çıkan kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu dağların en önemlisi olan Erciyes, özellikle pontiyen, pliyosen ve pleistosendeki yanardağ püskürmeleri sonucu bir stratovolkan (tabakalı volkan) olarak yükselmiştir. Erciyes Dağı’nda bugünkü ana volkan konisi, bazaltlı lavlarla oluşan eski volkan temelinin, daha sonra kıvamlı andezit lavlarının püskürmesi sırasında iç basınç sonucu parçalanmasıyla açılan çukurda oluşmuştur. Ana doruğun doğusunda, dağı bir yay biçiminde çeviren Koç Dağı’nın eski volkanın kalıntısı olduğu sanılmaktadır. Bu arada dağın püskürmeleri sırasında ortaya çıkan lav, tüf, dışık (cüruf) ve lapilliler (yanardağ çakılı) yaklaşık 100 km uzaklığa dek yayılmış ve bu volkanik malzemeler, Erciyes Dağı’nın çevresindeki tepe ve platoların bugünkü yapısını belirlemiştir.

Bu dönemde volkandan çıkan küller, rüzgar etkisiyle kilometrelerce uzaklara taşınmıştır. Buralarda geniş havzalarda yığılan küllerin suyla ilişkisi sonucunda sertleşerek tüflerin meydana gelmesi, bugünkü Nevşehir - Ürgüp civarındaki peribacalarının oluşumunu sağlayan temeli teşkil etmiştir. Bu oluşumda Erciyes'le birlikte Hasan Dağı'nın da payı vardır. Erciyes'in ilk püskürme dönemi ürünleri olan lavlar ve tüller üst üste yığılmışlardır.

Erciyes`in oluşumu

Bu geniş ölçülü püskürmelerden sonra volkanizmada sakin bir dönem başlamıştır. Bu evrede yerkabuğu hareketleri ile arazide kırılmalar, çökmeler, yükselmeler olmuştur. Kayseri ve Develi ovalarının oluşumu bu döneme rastlamaktadır. Bu hareketlerin ardından yanardağda püskürmeler yeniden başlamıştır. Erciyes Dağı ana konisinin bacasından çıkan farklı türdeki volkanik taşlar üst üste yığılarak dağın daha da yükselmesine neden olmuştur. Bundan dolayı. Erciyes Dağı bir tabakalı volkan (strato -volkan) özelliğindedir. Bu esnada dağın yamaçlarında ve eteklerinde farklı volkan bacalarından püskürmeler olmuştur. Söz konusu püskürmeler sonucunda irili ufaklı çok sayıda tali volkan konisi meydana gelmiştir. Bu konilerin başlıcaları; Lifos Tepesi (2509 m), Ali Dağı (1870 m), Yılanlı Dağı (1643 m). Yılband Dağı (2602 m), Kolanlı Dağı (2680 m) Eğrikuzey Tepesi (2926 m), Göğdağ (2197 m) Bozdağ (1772 m), Kefeli Dağı (2417 m), Sütdonduran Tepesi (2797 m), Karnıyarık Tepesi (2391 m)’dir. Bu tali volkan konilerinin dışında aynı dönemde oluşmuş çok sayıda tali volkan konisi bulunmaktadır. Erciyes ana konisinin doğusunda bulunan ve Tekir Çukuru ile ana koniden ayrılmış olan Koç Dağı (2628 m) ise eski ve yıpranmış bir volkan konisi görünümünde olup, Erciyes volkanik alanının ilk oluşumlarından biridir.

Günümüzden 1,5-2 milyon yıl önce başlayan ve "Buzul Çağı" olarak da adlandırılan (Kuaterner) IV. Zamanın sonlarında yurdumuzdaki yüksek dağlarda olduğu gibi, Erciyes Dağı'nın yüksek kesimlerinde de buzullar oluşmuştur. Buzulların yerleştikleri doruk çevresinde aşuıdırma etkisiyle dokuz büyük sirk (buzyalağı) oluşmuştur. Bunların en büyüğü dağın doğu kesimindeki Tekir Yaylası'nın yukarısındaki Üçker Buzyalağı'dır. Doruk çevresine yerleşen buzullar, buzyalakları ve vadiler içerisinde daha alçak kesimlere doğru sarkmışlardır. Erciyes Dağı'nın buralardaki büyük krateri, buzulların aşındırması ile silinmiş, dağın, herhalde 400 metre kadar daha yüksekte bulunan doruk bölümü böylece yıpranmalara uğramıştır.

Buzul devrinden sonra Erciyes'te yeni volkanik püskürmeler olmuştur. Bunun sonucunda da Büyük Kızıltepe , Küçük Kızıltepe gibi küçük çaplı cüruf ve kül konileri meydana gelmiştir.

Erciyes Dağı'ndaki volkanik faaliyetin günümüzden yaklaşık 2000 yıl öncesine kadar devam ettiği, Miladın başlarında yaşayan ünlü coğrafyacı Strabon'un eserinde yer almaktadır. Strabon, eserinde Kayseri Şehri yakınlarında ateş çukurlarından geceleyin alevler fışkırdığını bildirmektedir. Bu da Erciyes'in son faaliyeti olmuştur.
WWW.ATELIERCREART.COM WEB SİTESİNİ ZİYARET ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

BU KONU HAKKINDA YORUMLAR
  Erciyes (Fotoğraf: Alper Pelik)  
  Erciyes (Fotoğraf: Alper Pelik)  
  Erciyes (Fotoğraf: Alper Pelik)  
  Erciyes (Fotoğraf: Alper Pelik)  
  Erciyes (Fotoğraf: Hisarcık Belediyesi)  
  Erciyes (Fotoğraf: Hisarcık Belediyesi)  
  Erciyes Dağı (Kayseri)  
  Erciyes Dağı (Kayseri)  
  Erciyes (Fotoğraf: Hisarcık Belediyesi)  
  Erciyes Dağı (Kayseri)  
  Erciyes Dağı (Kayseri)  
   
   
 
www.kayseriden.biz   Hakkımızda  |  Site Hakkında  |  Kullanım Koşulları |  Bize Ulaşın
 
© 2006, Birleşmiş Fikirler
[Fikir Tasarım Atölyesi]
<