Fraktin Kaya Yazıtları (Develi/Kayseri)
 
 
 
 
   
  KAYSERİ  
   
 
Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi
Hanlar, hamamlar, kaleler, kervansaraylar, kümbetler ve köprüler ile Kayseri`nin tarihi mirası
Anadolu`dan ilk mektuplar: Kayseri Arkeoloji Müzesi
Kayseri`nin kalbinde: Ulu Cami
İkibin yılın şahidi: Kayseri Kalesi
 
  LİNKLER  
 
Cebit 2013 Hannover Tur Programları
Domotex 2013 Hannover Tur Programları
EMO 2013 Hannover Tur Programları
DURU ELEKTRİK & MÜHENDİSLİK
KEŞAN HAZIR BETON
MAKİNA ODASI
Baskılı T-shirt Modelleri
 
  Hunat Hatun  
Mahperi Hunat Hatun, yaptırdığı dini ve kültürel müesseselerle sadece kendi ismini değil, aynı zamanda Selçuklu mimari sanatının şaheser örneklerini de ebedileştirmiştir.
Hunat Hatun

Hunat Külliyesi’nin kurucusu olan ve doğum tarihi bilinmeyen Hunat Hatun, Selçuklu Hükümdarı I. Alaeddin Keykubat’ın karısı ve II. Gıyaseddin Keyhusrev’in annesidir.

Zamanında büyük bir nüfuz ve otorite sağlayan Hunat Hatun, güzelliğinin yanında son derece narin ve kültürlü, cömert ve geniş kalpli, ilim-irfan sahibi ve hayırsever bir kimse oarak tanınmıştır.

Bu meziyetlerinden dolayı kendisine, bilgin, büyük anlamına gelen “Huvand-Hondi-Hunat” ismi verilmiştir. Prenses, sultan, hanım payesini vermek için de Hunat ismine “Hatun” eklenmiştir.

Hunat Hatun; Akdeniz kıyısındaki Karaesion (Coracesium) sonradan Kolon-oros denilen ve Alaeddin Keykubat’ın “Alaiye” ismini verdiği kaleler şehri Alanya’nın son hükümdarı Kir Fard adındaki tekfurun kızıdır.

Alaeddin, 1220 yılında, Selçuklulara kadar bağımsız kalan Kolonoros’u almak için aylarca uğraştığı halde muvaffak olamamıştır. Bu sırada, rüyasına giren oldukça güzel bir kız: “...Ona ne karadan ne denizden hiç kimse yetişemez. Ancak Allah’ın yardımı ile sana fetih müyesser olacaktır” müjdesini vermiştir.

Bu rüyadan aldığı cesaretle kaleye hücum eden Alaeddin kuvvetlerinin karşısında Kir Fard teslim olur ve istek üzerine güzel kızını da Sultan’ın harem-i hümayununa gönderir.

Muhteşem düğün töreninin gecesi, Alaeddin Keykubat, huzurunda kalenin kuşatılması sırasında rüyasına giren ve göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan Prensesi görünce, hayret ve heyecanla: “Mahperi!.. Mahperi!” diye seslenmiş ve karısını böylece isimlendirmiştir.

Mahperi Hunat Hatun, kısa zamanda halkın saygı ve itimadını kazanmış, İslam dinine de kuvvetle inanmıştır. Yaptırdığı dini ve kültürel müesseselerle bunu ispat eden Prenses Mahperi (Hunat Hatun), aynı zamanda Selçuklu mimari sanatının şaheser örneklerini de ebedileştirmiştir.

Hunat Hatun, sağlığında yaptırdığı külliye içindeki türbesinde medfundur.

BU KONU HAKKINDA YORUMLAR
   
   
 
www.kayseriden.biz   Hakkımızda  |  Site Hakkında  |  Kullanım Koşulları |  Bize Ulaşın
 
© 2006, Birleşmiş Fikirler
[Fikir Tasarım Atölyesi]
<